BU HAFTA NE YAPILIR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BU HAFTA NE YAPILIR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2019 Cuma

16. Bienal, İçimdeki Çocuk; Abdülmecit Efendi Köşkü


"İçimdeki Çocuk"
16. Bienal kapsamında Kuzguncuk'daki Abdülmecit Efendi Köşkü'nde yer alan İçimdeki Çocuk adlı sergi bize "DÖN BAK, İÇİNDEKİ ÇOCUK İMKÂNSIZLIĞI BİLMİYOR" diyor. Büyürken kaybetmeye başladığımız hayal gücümüzü hatırlatıyor. Bir anlamda da içimizdeki çocuğu dinlemeye teşvik ediyor.
Ben çocuklarımızın rehberlerimiz olduğuna gönülden inanıyorum. Özellikle kuş temalı çalışmalarda "çocuk hayal gücüne ve doğaya sahip çıkmazsanız, sonumuz böyle olacak" diye fısıldadığını, rehberin öğrencini uyarır gibi söylediğini duymadım değil.




















Ücretsiz gezilebilen sergi yoğun ilgi nedeniyle 29 Aralık’a kadar uzatıldı.
Mutlaka gidin görün...
.
Gününüz güzel geçsin. İçinizdeki çocuğa sarılmayı ve onu dinlemeyi unutmayın.


8 Aralık 2016 Perşembe

İkinci Bölüm / Devlet Tiyatrosu Oyunu

 Devlet Tiyatrosu programı dahilindeki İkinci Bölüm oyununu, Cevahir Sahnesi'nde Kitap Ağacı üyeleriyle beraber izledik. Oyun sonunda konuştuklarımıza bakılırsa, hepimiz oyundan memnun ayrılmıştık. Aramızda oyunu ikinci hatta üçüncü kez izleyenler bile vardı.

İkinci Bölüm, eşini kaybetmiş bir adam ile eşinden yeni boşanmış bir kadının, hayatlarının yeni olan ikinci bölümlerini  nasıl kurduklarını anlatan bir oyun. Yazarımız Neil Simon, orta yaşın biraz üzerindeki ana karakterlerin yanına bir de evliliklerinden tatmin olamayan iki genç insanı da oyuna dahil etmiş. Zamanla benzer aynı sonlara doğru sürüklenen, bunu görmelerine rağmen görmezden gelen gençler, ana karakterlerin gençlik izdüşümü gibi.

Farklı yaşlardan iki çiftin yaşamını izlerken, yaşın isteklerinin, değişen amaçların ve düşüncelerin de vurgulanmış olduğunu görüyoruz. Olaylara farklı pebcerelerden, herkesin açısından farklı farklı bakarken, en çok da boşanma davasından dönüşte bir 'oh' diyen kadının, 

"yıllarca kendi sorumluluğumu almaktan korktuğum için katlandığım bu evliliği keşke çok daha önce bitirseydim." 

deyişi ilgimi çekti. Üstelik bunu kendi parasını kazanan, güzel, bakımlı, başarılı bir oyuncuyu canlandıran bir karakter söylemişti. Etrafımızdaki, sırf kendi sorumluluğunu üzerine almaktan korktuğu için, rahatı bozulmasın diye evliliğini sürdüren çiftleri düşününce, 1977'de Neil Simon'un birikim ve gözlemleri doğrultusunda yazdığını düşündüğüm bu oyun, evlilik konusunun uzun süredir insan kaynaklı, aynı sorunlar yaşandığını, rahat! uğruna ömrün nasıl da ziyan edildiği gerçeğini çarptı yüzümüze.



"Tüm Yollarım Sana Çıkıyor" adlı romanımda, ben de oyundaki ikinci, genç çitfimizinki gibi, evliliklerini ve hayatlarını sorgulayan bir başka çift olan Derin ve Deniz'in hayatını anlattığım için olsa gerek oyun bir başka ilgimi çekti.

Sahneyi bölerek, iki ayrı evi gösteren sıcacık bir dekor, tanıdık hikayeler, keyifli ve başarılı oyuncular, güzel bir müzik seçimi hem dinlendirici hem de, oyunculardan Ayşen İnci'nin asaleti, Şahin Çelik'in doğallığı ve samimiyeti, Veda Yurtsever İpek'in muhteşem enerjisi ve M.Lebib Gökhan'ın havai tavırlarıyla kendine özgü kahkahalar arasındaki dansı eşliğinde izlediğimiz İkinci Perde oyununu hepinize tavsiye ediyorum. Yönetmen Hidayet Erdinç'e de selam ederken, gidin, izleyin, düşünün, gülün, eğlenin derim.

Bu arada Devlet Tiyatrosu olduğu için, gişelerden ve internetten alabileceğiniz biletler tam 10 tl, öğrenci 6 tl

İyi seyirler...

30 Nisan 2016 Cumartesi

İstanbul Modern Sanat Müzesi


Perşembe günü resim kursundaki arkadaşlar ve resim hocamızla Karaköy'deki İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'ne gittik. İstanbul Modern, Türkiye’nin modern ve çağdaş sanat sergileri düzenleyen ilk özel müzesi. Tophane durağında, sahilde 8.000 metrekarelik bir alanda kurulu.
Süreli ve sürekli sergi, fotoğraf galerisi, eğitim salonları ve kütüphanesi mevcut. Giriş ücreti 25 tl, ama Perşembe günleri tüm gün boyunca, herkese ücretsiz.

Hadi müzeyi gezelim ;)
Güvenlik girişinden geçtiğimizde sağda güzel bir bahçe ve saat kulesi ile bu aşağıdaki çalışma karşıladı bizi. Solumuzda lebi derya;)





Merdivenlerden yukarı çıkıp da müzeye girdiğimizde, önce SANATÇI VE ZAMANI isimli sergi karşıladı bizi. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Ne içindeyim zamanın, ne dışında" sözünden yola çıkılarak hazırlanan on yıllık bu çalışma hakkında daha fazla bilgi isterseniz, sitenin sayfasındaki videoya da göz atabilirsiniz



31 Aralık'a kadar devam edecek olan bu sergide Modern ve çağdaş zamandaki sanatçıları harmanlayıp, içinde bulundukları zamanla eserlerin nasıl değişim gösterdiğini ve insanın şu anki zamanla sanata uyumu anlatılmak istenmiş.



                                                           NEŞET GÜNAL

                                                         YILDIZ MORAN

                                                     Bedri Rahmi Eyüboğlu






                              Murat Germen- Muta Morfoz serisi- İstanbul Zincirlikuyu
 Azade Köker- uzaktan orman resmi olan bu çalışmanın her tarafı aşağıda ki gibi kuru kafa figürü ile örtülü



Müzede çocuklar için atölye aktiviteleri vardı. Bunlara katılmak için ya çok erken saatte gelmeniz ya da rezervasyon yaptırmanız gerekmekte
SERVET KOÇYİĞİT- Kolaj çalışması

                                                      Balkan Naci İslimyeli


                                                              Taner Ceylan

MURAT PULAT


                                                Ömer Uluç - 3 Adam 4 Kadın



VAHİT TUNA
Gerçek kum üzerinde oturtulmuş maket adam, hoparlörden, ziyaretçilerin de duyabildiği dalga ve rüzgar seslerini dinliyor.

5 Haziran'a kadar ziyaret edilebilir olan; YOK OLMADAN sergisi

Doğa ve sürdürülebilirlik adına bir sergi;
Sergide Türkiye ve farklı coğrafyalardan yirmi sanatçı ve sanat grubunun resim, heykel, yerleştirme, fotoğraf ve hareketli görüntülerine yer veriliyor.









Bir diğer sergi 22 Mayıs'a kadar devam edecek olan  HABİTAT konulu fotoğraf sergisi;




Burada İstanbul Modern Fotoğraf Danışma Kurulu tarafından seçilmiş 13 sanatçının "Habitat" yaşam alanları üzerine fotoğrafları yer almakta. Çok güzel kareler vardı. fotoğraf bakmaktan ilk kez bu kadar keyif aldım. Şarjım az olduğu için fazla fotoğraf çekemedim





26 Haziran'a kadar devam edecek olan KONUTUN SERÜVENİ üzerine bir sergi;
GEÇ OLMADAN DÖN EVE



Barınma mekanlarımıza evlerimize odaklanan sergide de çok ilginç noktalar vardı. Yaşam alanı ve kullanım alışkanlıkları ile ilgili güzel konulara değinilmişti. Sokağa konulan bir salon berjerine oturup inşaat yapımını izleyen teyze, sokaklara asılan çamaşırlar, yüksek ve eski bir binadan tedbirsiz tamirat yapan adam, çatıların amaç dışı kullanımları, modern iki adamın sokağa halı sirkelemesi, gece kondu mahalleleri, lüks yüksek binalar, harabe yaşanılamaz hale gelmiş evlerdeki yaşamlar, evlerimizin günlük hali gibi hoşuma giden ve aklımda kalan pek çok güzel fotoğraf vardı. Gezmenizi tavsiye ederim.






Müzede ayrıca sinema ve performans sanatlarına dair etkinlik ve eserler ve performanslar, sinema gösterimleri de de mevcut. 




Ben İstanbul Modern'i çok sevdim. Gidin gezin derim.
Ve bunlar da gezip öğrendiklerimin dışında bana kalan anılar;