Yazı-Çizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazı-Çizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2016 Perşembe

Yolun sonunda zaten hak eden olacaktır yanında / Ayşen ILGIN

Her mevsim güzeldir.
Ve her mevsimin rengi, müziği, hayatla ahengi farklıdır.
Tıpkı hayatlarımız gibi.
Tek fark hayatını, bakış açını sen seçersin.
Gittiğin yolu, o yolda hangi ayakkabıyı giyeceğini,
Kiminle, kime, nereye yürüyeceğini sen belirlersin.
Bazen yol yanlıştır, bazen ayakkabın, bazen de yanındaki.
Hiç önemi yok.
Yanlış yapma lüksün var senin.
Sen yeter ki her doğru ve yanlışında güzel / olumlu / pozitif bakmayı bil.
Küçücük detaylarda yaşama sevinci doldur yüreğini.
Ne istediğini bil ve mutlu bir hayata layık gör kendini!
                                                       Hayatının tek amacı olmalı MUTLULUK!
                                                       Mutluluk yolunda  yürürken yanındakiler de,                                                                şartlar da, iklim de değişecekse değişsin.
                                                       Dönüp de bakma ardına.
                                                       Üzülme geride kalanlara.
                                                       Sen güzel ve renkli anılar biriktirmeye,
                                                       Müzik dinleyip ruhuna dans ettirmeye bak.
                                                       Yolun sonunda zaten hak eden olacaktır                                                                       yanında!...

                                                      /AYŞEN BOZKUŞ /

11 Ocak 2016 Pazartesi

HER TERCİH BİR VAZGEÇİŞMİŞ... /Ayşen Ilgın

Her tercih bir vazgeçişmiş. Vazgeçtiklerim ve yerine koyduklarım için biriktirdiğim, sandıklarda sakladığım, naftalinlere boğduğum pişmanlıklarım var benim. Eskimesine, unutulmasına izin vermediğim. Bilakis yaraların üzerinden geçip kanattığım, canımı yakmak için tekrar tekrar hatırladığım pişmanlıklarım var...

Pişmanlıklarımın da haklı sebepleri vardı oysa. İçimde alev alev yanan korkularım vardı mesela. İnfazımın en güçlü savunmasıydı onlar. Yüreğimin gölgesindeki aklımı ipten alıp, yerine kocaman boşluklar bırakan pişmanlıklarımı gömmüşlerdi.

Ama eminim en büyük pişmanlık seninkiydi. Çünkü biliyordun ki, bir gitme demene gebeydi her şey. Aklım da, kalbim de, korkularım da, mağluptu gitme deyişine. Ne olurdu sanki “Gitme” deseydin. “Etme “deseydin. Af dileseydin. Affetseydin...

Şimdi ne benim keşkelerim olurdu. Ne vazgeçtiklerim. Ne de her gün başka bir hüzün doğuran ihtimallerim olurdu. Ne yıktığım, acıttığım yüreğinin ahlarını almış olurdum. Ne de yüreğinde gitmeme izin vermenin pişmanlığı olurdu...

Belki de yanılmış olurduk. Bilemeyiz ki. İnsanın aklı hep tercih etmediğinde kalmıyor mu sanki...

Ama en azından keşkeler, belkiler, yaşanmamışlık izleri olmazdı kader kumbaramızda...

İster tercih de, ister vazgeçiş. Sonuçta içinde pişmanlık, kısmet değilmişli cümleler, birbiri ardına doğan keşkeler ve her şarkıda sızlayan bir yürek var...


AYŞEN BOZKUŞ

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Yazmak Eyleminde Bulunanlara, Yazmayı Düşünenlere...

Henry Miller'dan Yazmak İçin 11 Emir

Henry Miller, 1934’te yayımlatacağı ilk kitabı Yengeç Dönencesi’ne yazarken (ve bir yandan ikinci kitabı Kara İlkbahar zihninde dönüp dururken) yoğun bir çalışma dönemine girer. Anais Nin’in desteği ve Paris’in entelektüel çevresi iyidir iyi olmasına da, asıl gereken disiplinli bir çalışma takvimidir. Sonunda kendisi için on bir emir hazırlar modernist edebiyatın öncü ismi. İşte Henry Miller’ın 1932-1933 yılları boyunca çalışma masasını karşısında asılı duran on bir emir:

Henry Miller
(1891 - 1980)

1. Bitirene kadar sadece tek bir şey üzerinde çalış.

2. Yeni bir kitaba başlama, “Kara İlkbahar”a yeni şeyler eklemekle uğraşma.

3. Sinirlenme. Elindeki ne olursa olsun sakince, neşeyle ve dünyayı umursamadan çalış.

4. Duygu durumuna göre değil programına göre çalış. Belirlediğin zamanda çalışmayı kes.

5. Yaratıcı olmayabilirsin ama çalışabilirsin.

6. Suni gübre katmakla uğraşacağına, her gün azıcık çimentoyla sağlamlaştır.

7. İnsanca yaşa! Birileriyle görüş, bir yerlere git, canın çekerse iç.

8. Yarış atı olma. Sadece zevk için çalış.

9. Program seni bunalttığında bırak ama ertesi gün bıraktıklarını tamamla. Konsantre ol. Programını sınırla. Onun dışına çık.

10. Yazmak istediğin kitapları unut. Sadece yazmakta olduğun kitabı düşün.

11. Öncelikle ve her zaman yaz. Resim, müzik, arkadaşlar, sinema; hepsi yazmaktan sonra gelir.