Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2020 Cumartesi

YÜKSEKTEN KORKAN TIRTIL

Ben bir çocuk kitabı yazdım:)
Yazar için her kitap ayrıdır, hepsi özeldir. Ama bu kitap benim için biraz daha özel. Çünkü çocuklarıma korkularından özgürleşmelerini öğretmek için onlara özel kurguladığım bir hikâye.
İkiz oğullarım Enes ve Bera'ya ithafen yazdığım kitabımın adı YÜKSEKTEN KORKAN TIRTIL.
Ve "İthaki Çocuk" etiketiyle artık raflarda. Çocuklarımıza hayal kurmayı, korkularından özgürleşmeyi, cesareti fısıldayacak ve değişimin dönüşümün güzelliğini aşılayacak sıcacık bir hikâye oldu. Biz çok sevdik, Hikâyemiz artık sizin de hikâyenizdir.
Çocuğunuzu/çocuklara verilebilecek en güzel hediye...




TANITIMDAN:

Minik bir tırtıl olan Pırtıl, bir gün kelebeğe dönüşeceği için
çok endişeliydi. Çünkü halinden memnundu ve bir de…
yüksekten çok korkuyordu!
İçinde ona hep, “Ya uçamayıp düşersen? Ya bir yerini incitirsen?
Ya arkadaşlarına rezil olursan?” diyen bir ses vardı. Pırtıl onu tanıyordu: Bu, korkusunun sesiydi… Pırtıl’ınsa artık onu dinlemeye niyeti yoktu! Buna bir son vermenin zamanı gelmişti! Ağacın dalından yukarı, en yukarı tırmanacak ve korkusunu sonsuza dek susturacaktı. Fakat tam o sırada…
İçimizdeki korkuları yenmenin göründüğü kadar zor olmadığını gösteren, etkileyici bir hikâye…

Penguen Kitabevi şubelerinde, D&R mağazalarında
online olarak ise:
Ertesi gün kargo elinizde sipariş için ilknokta sitesinde,
kitapyurdundan sitesinde
ya da kitap satan her yerde bulabilirsiniz.

31 Mayıs 2020 Pazar

Oruç Aruoba



Türkiye’nin önemli düşünürlerinden Oruç Aruoba bugün 72 yaşında hayata veda etti. 

Tüm sevenlerinin, edebiyat ve felsefe dünyasının başı sağ olsun...
Tanimayan en azindan adini duymayan yoktur ama varsa da tanıtalım, hatırlayalım.
Oruç Aruoba kimdir?


Şair ve yazar bir annenin Muazzez Aruoba'nın yine şair, yazar ve fesleseci oğludur. Akademisyen olarak başladığı kariyerine hakkıyla bu sıfatları da eklemiştir  Oruç Aruoba Aruoba, Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rainer Maria Rilke, Von Hentig, Paul Celan ve Matsuo Bashō gibi düşünür, yazar ve şairlerin eserlerini Türkçeye kazandırmıştır.



Wittgenstein'ın eserlerini Türkçeye ilk defa Oruç Aruoba çevirmiştir.

Metis yayınlarından yayimlanan Oruc Aruoba'nin;
“Tümceler, Bir Yerlerden Bir Zamanlar, De ki İşte, Yürüme, Hani, Ol/An, Kesik Esin/tiler, Geç Gelen Ağıtlar, Sayıklamalar, Uzak, Yakın, Ne Ki Hiç,İle, Çengelköy Defteri, Zilif, Doğançay'ın Çınarları, Benlik, Meşe Fısıltıları, David Hume'un Bilgi Görüşünde Kesinlik,  Nesnenin Bağlantısallığı  A Short Note on the Selby-Bigge Hume The Hume Kant Read, Tebliğ” eserlerinden bazılarıdır.

Edebiyata büyük katkisi olan değerli bir çevirmendir aynı zamanda.
Bazı öğrencileri tarafından "Türkiye'nin Nietzsche'si" olarak adlandırsa da o Türkiye 'nin Oruç Aruoba'sıydı. Kendi değerimizdi. Nur içinde uyusun
#oruçaruoba 

5 Şubat 2020 Çarşamba

İYİ ŞEYLER BİRDENBİRE OLUR

3. kitabım olan İYİ ŞEYLER BİRDENBİRE OLUR

05.02.2020 tarihi itibari ile İthaki Yayın Grubu'ndan Müptela Yayınları etiketiyle, kitap satan her yerde.

İnsanların karşılaşmalarının, tanışıklıklarının birbirleri üzerindeki görevini, birbirlerinin hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatırken, yüreklere umut tohumu serpen ve Oğuz Atay'a selâm eden bu romanı çok seveceğinizi düşünüyorum.

Yolunuza ve ruhunuza ışık olması dileğiyle.

Şimdiden keyifli okumalar...



ARKA KAPAK


İnsan doğru olana yüzünü sürdüğü, ona boyandığı, onunla kuşanıp yürüdüğü zaman bambaşka bir güzelliğe erişiyor. Başımıza ne gelirse gelsin, kimleri kaybetmiş olursak olalım doğru olanı aramaya gücümüz yetmeli. Eğer o güç yüreğimizi sararsa, o gücün elini sıkı sıkı tutarsak yolumuzdaki taşları temizleyen bir rüzgâr biz yola ulaşmadan evvel esip temizler onları. Buna inanmak bile doğruya olan yolculuk için güç veriyor.

Ayşen Bozkuş, İyi Şeyler Birdenbire Olur’daki duru anlatımıyla bize tam da doğrunun ne olduğunu fısıldıyor. Acı tecrübelerin son değil bambaşka güzel başlangıçlar için yol olduğunu gösteren bu roman, hikâyesi ve okura işaret ettikleriyle hayata karşı farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlayacak güçte.

 

Yaşanılanlar aslında hayatın, “Yalnız değilsin. Bak birdenbire karşına çıkan insanlar, hiç hesapta yokken yaşanan olaylar var. Adına tesadüf dediklerin var,” deme şekliydi. Tesadüf ne planlı bir kelimeydi. İçinde hayatımızı değiştiren her şey ve herkes vardı…

14 Şubat 2017 Salı

Enver Aysever Söyleşisi / Kitap Ağacı


11 Şubat Pazar Günü Enver Aysever'in söyleşisine katıldım. Aykırı Sorular programı ile de ekranlardan tanıdığımız, yazar, sunucu, radyocu, tiyatrocu gibi pek çok sıfatı olan Enver Aysever'i söyleşi sonrası daha bir sevdim.




Gün gelip, dil yasaklanırsa, işte o zaman "gaz odası "na girmiş olur yazar diyor Enver Aysever. Zekasını ve çok yönlülüğünü her zaman taktir ettiğim ve tam on altı kitabı olan Aysever'in yazar kimliğini de çok sevdim. Edebiyata bakış açısı, birikimi, sürekli okuyor olması, her cümlede üstat isimlerden bahsedip herkesin bunları okuması gerektiğine vurgusu, beslendiği usta isimler edebiyata olan umudumu besledi.  


Aynı zamanda sevmediğini, onaylamadığını açıkça söylemesi, elini taşın altına koymaktan çekinmeyen, yurttaş olarak her türlü sorumluluğu, olası sonuçları göze alarak sırtlayan bir karakter olmasıyla da yarınlara olan umudumu da artırdı.



Kitap Ağacı ailesine emekleri için teşekkürler, yine harika bir organizasyondu.

Ve bunlar da son kitabı Yazmak Güzel Şey Be Kardeşim'den altı çizili notlarımdan bazıları;

*Sanata inanırım, avuturum kendimi. Yüzyıllardır yüzüne tutulan bu aynada kendini görüp, bir türlü ders almayan insana hayret etmek gerekmez mi?

*Aklımda Nazım'in Karadeniz'e doğru açılan  teknesi var, azgın suyun içinde can çekişen... Kaptanı yorgun bir tekne değil midir insan? Dilimde eksik bir şiir...

*Peki, ya okumayla hiç alakası olmayan kimse için ne demeli? Bana kalırsa sürülmemiş bir yaşamdır o.

*Kitap kitabı doğurur,  okur bu izi sürer, koku alır. Bir kitaptan diğerine hangi gerekçeyle  geçeceğinizi zamanla anlarsınız.

*Tek bir satır edebi metin okumamış birinin enayi mutluluğuna hayran olmamak elde değil. O farkında olmasa da dünya döner nasılsa...

*Romana geri dönmek demek, unutulmayan sevgilinin, her adım başı resmini görmektir. Her sayfada kendini temize çekmek için çıkılan acımasız bir teraziden söz ediyorum.

Kitap Ağacı Ailesinin etkinliklerini aşağıdaki adreslerden takip edebilirsiniz;

www.kitapagaciyiz.com
www.facebook.com/kitapagaci355
www.twitter.com/kitapagaci_
www.instagram.com/kitapagaci
kitapagaci1984@gmail.com.

23 Ocak 2017 Pazartesi

Sezgin Kaymaz Sözleşisi / Kitap Ağacı Etkinliği


 Kitap Ağacı Ocak ayı konuğu Sezgin Kaymaz'dı.

Söyleşi öncesine kadar yazarın hiç bir kitabını okumadığımı utanarak söylüyorum.
Sezgin Kaymaz'ı ve edebiyatını tanımak için çok geç kalmışım. Öyle güzel, öyle içten, sade ve sıcacık anlatıyor ki, onun kitaplarını okumuyor, dinliyorsunuz.


Yazdıklarına kendi hayatını, ailesini, çevresini, yaşadıklarını da katan bir yazar Sezgin kaymaz. O kadar ki, son kitabı Farfara, kitabın kahramanı ve Sezgin Kaymaz'ın kendi köpeği.
Üstelik söyleşiye bile geldiler.

Sezgin Kaymaz'ın kitaplarının adları da çok ilginç;
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir, Geber Anne, Kaptanın Teknesi, LuckyZindankale, Bugün Bize Kim Geldi, Bakele, Deccal'ın Hatırı, Medet, Son Şura, Ateş Canına Yapışsın, Kün, Kaptanın Teknesi, Sevinç Kuşları, Farfara...

Bizim zamanımızda bırakın herkesin cebinde, evinde bile telefon yoktu. biz okumak için başka bir şehre geldiğimizde, askere gittiğimizde hep mektup yazdık diyen ve mektuplaşmanın kıymetini bilip, bu geleneği de hala devam ettiren biri Sezgin Kaymaz. Okurlarıyla mail üzerinden mektup arkadaşlığı yapıyor. Üstelik maillere itinayla cevap veriyor.

Sezgin Kaymaz yazarken, herkesin kullandığı sıradan kelimeler, günlük kıyafetlerinden sıyrılıp da, bayramlıklarını giyinip çıkıyorlar karşımıza. Kelime aynı kelime ama o yazınca ışıldıyor. Sadece kitaplarında değil üstelik, maillerinde de öyle...

Ben Sezgin Kaymaz 'ın kendisini de edebiyatını da tanıyor olmaktan çok memnun oldum.
Etkinliği düzenleyen, emeği geçen tüm Kitap Ağacı üyelerine, İletişim Yayınlarına ve Sezgin Kaymaz'a teşekürler...


Bu da gülümseyin okuyoruz sloganlı fotoğrafımız :)