Kütüphane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kütüphane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2016 Pazar

Tüm Yollarım Sana Çıkıyor




Kağıt, kalem ve kelimelere gönül vermiş biri olarak çocukluğumdan beri hayalim yazar olmaktı.
Hep yazdım, çizdim, bir şeyler karaladım.

Nihayet bir gün bu hayali sesli söyleme cesareti buldum kendimde ve bir kitap nasıl yazılırı öğrenmek için 2011 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde Murat Gülsoy'dan yazarlık dersleri aldım.
Bu seferde ne yazacağım derdi başladı. Yıllarca yazdım, sildim, düzelttim, beğenmedim başa döndüm. Ta ki, geçen yıl içime sinen bir hikaye yakalayana dek. Bu hikayeyi herkes okumalı, başkasının hayatını okurken kendi hayatlarını sorgulamalılar dedim.


Keyifle, merakla, ilgiyle okuyacağınızı düşündüğün hayalim ve emeğim bugün elimde. Sizlerin temin edebilmesi için de,
Dokuz Yayınları'ndan çıkan Tüm Yollarım Sana Çıkıyor,  İstanbul Tüyap Kitap Fuarı'ndan sonra şimdi de d&r mağazalarında, kitabevlerinde, d&rkitapyurdu ve idefix  gibi tüm internet kitap satış noktalarında.


Şimdiye kadar benim olan bu kitap, artık sizin. Tüm Yollarım Sana Çıkıyor ile ilgili yorumlarınızı, bu hikayenin üzerinizde bırakacağı etkiyi gerçekten merak ediyorum...




Sen benim faili meçhul olmayan yaramsın diyen Tüm Yollarım Sana Çıkıyor yaranızı önce acıtmaya, sonra da sarmaya geliyor...

Tüm Yollarım Sana Çıkıyor, bana hayırlı olsun, size de "keyifli okumalar" diyelim öyleyse...

                                         
                                       


16 Mart 2016 Çarşamba

Rijksmuseum -Amsterdam

Amstardam, Hollandalıların deyimiyle Original Cool şehir, bu sıfatı kesinlikle hak ediyor. Amsterdam'ı başka bir yazıda anlatıcam. Amsterdam'ın göbeğindeki Avrupanın en büyük müzelerinden biri olan RijksMuseum için ayrı bir post yapmak istedim. Hadi başlayalım;


  * Bu fotoğraf için kaynak : www.rijksmuseum.nl



Rijks Museum, şehrin tam göbeğinde, meşhur "I amsterdam" yazısının arkasındaki o muhteşem, gösterişli bina. 30.000 m2 alana sahip, 8.000 parça sanat eseri sergilenen müze yılda 1.5-2 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor. Rijksmuseum’da Hollanda’lı meşhur ressamlar Rembrant ve Van Gogh'un pek çok eserlerinin yanı sıra dünyanın başka yerlerinden sanatçıların da önemli eserlerini görebilirsiniz. Ayrıca ülkenin 800 yıllık tarihine ışık tutan heykeller, Hollanda denizciliğini anlatan gemi maketleri, antik parçalar, kıyafetler gibi Hollanda'nın önemli sanat koleksiyonu sergileniyor. 




Müze binanın dış ve iç ihtişamı, eserlerin değerliliği ve sergileniş biçimiyle tamamen müthiş etkileyici. Biz erken saatte gittiğimiz için giriş için çok sıra beklemedik, ama bir kahve molası vermeye çıktığımızda en az 300 kişi bilet sırasında bekliyordu. Saatin erken olmasına rağmen müze içi alışık olunmadığı kadar kalabalıktı. Gitmeyi düşünenler,erken saatleri kullanmaları tavsiye;) 4 katı binada eserler yıllarına göre ayrılmış.Bu dört kat da özel koleksiyon, 1100-1600, 1600-1650, 1650-1700, 1700-1800, 1800-1900, 1900-1950, 1950-2000 yılları arasındaki eserler olmak üzere 8 bölüme ayrılmış.  Girişteki broşürlerden alarak bilinçli ve kaybolmadan gezebildik. Yine giriş bölümünde eserlere bakarak çizmek için ücretsiz mini resim defteri ve resim kalemi verilmesi de hoşuma giden bir detay oldu. 



Hollandalı Rembrant‘ın en önemli eserlerinden biri olan  ‘Night's Watch'

Resim geceyle alakası olmamasına rağmen, koyu renk bir cilayla kaplandığı için ‘gece’ izlenimi verdiğinden ve orjinal adı çok uzun olduğundan bu ismi almış. Resmin asıl adı ise ‘The Company of captain Frans Banning Cocq and lieutenant Willem van Ruytenburch preparing to march out’ Yani bu kısaltmayı hak etmiş :)
Ve bir kaç Rembrant resmi daha;





Van Gogh'un çoğu eseri kendi adını taşıyan müzesinde.Ne yazık ki, oraya gitmek nasip olmadı. Burada da bir kaç eseri var;




Ve Johannes Vermeer 'in meşhur "The Milkmaid" eseri; Orjinali oldukça küçük bir resim; 35 cm'e 35 cm civarında;

Ve müzeden kareme takılanlardan bir kaçı daha;






      Gemi maketleri resimlerin olduğu salonlarda bu şekilde sergilenmişti...



                                    Osmanlı'dan Portreler

                                   *Jan Havicks-The Merry Family

                  *Hendrick Avercamp-winter landschap



Müzedeki tartışmasız en ilginç bölümlerden biri de Hint kökeni İngiliz sanatçı Anish Kapoor'un bu üçlü rölyefiydi. Anish Kapooru'un bu çaışması "Yağıyla, siniriyle kanlı bir et parçası gibi görünen kırmızı beyaz reçine ve silikon katmanlarından oluşan rölyefte Kapoor için, sanatını beirleyen bedenin ve ruhun dokunulmamış alanlarına dair yaptığı sorgulamaları bu kez resim sanatıyla birleştiriyor" olarak yorumlandı.

Kaapor bu çalışmasıyla ruh ve beden, figür ve soyutlama arasında ikilik yaratıp, ikisi arasındaki o ince bağlantıları vurguluyor. Anish Kapoor  insan bedeni ve onun tasvirine ilgisinin Rembrant ile ortak olmasıyla dikkat çekiyor.


Müzedeki bir de büyüsüne kapıldığım kütüphane vardı. 
4 katlı kütüphanede toplam 1 km uzunluğunda kitap rafları bulunuyor. Yer altındaki deposunda da 5 km uzunluğunda, 1881 yılından beri arşivlenmiş sanat ve sanat tarihiyle ilgili kitaplar, dergiler, makaleler, dökümanlar varmış