23 Ocak 2017 Pazartesi

Sezgin Kaymaz Sözleşisi / Kitap Ağacı Etkinliği


 Kitap Ağacı Ocak ayı konuğu Sezgin Kaymaz'dı.

Söyleşi öncesine kadar yazarın hiç bir kitabını okumadığımı utanarak söylüyorum.
Sezgin Kaymaz'ı ve edebiyatını tanımak için çok geç kalmışım. Öyle güzel, öyle içten, sade ve sıcacık anlatıyor ki, onun kitaplarını okumuyor, dinliyorsunuz.


Yazdıklarına kendi hayatını, ailesini, çevresini, yaşadıklarını da katan bir yazar Sezgin kaymaz. O kadar ki, son kitabı Farfara, kitabın kahramanı ve Sezgin Kaymaz'ın kendi köpeği.
Üstelik söyleşiye bile geldiler.

Sezgin Kaymaz'ın kitaplarının adları da çok ilginç;
Uzunharmanlar'da Bir Davetsiz Misafir, Geber Anne, Kaptanın Teknesi, LuckyZindankale, Bugün Bize Kim Geldi, Bakele, Deccal'ın Hatırı, Medet, Son Şura, Ateş Canına Yapışsın, Kün, Kaptanın Teknesi, Sevinç Kuşları, Farfara...

Bizim zamanımızda bırakın herkesin cebinde, evinde bile telefon yoktu. biz okumak için başka bir şehre geldiğimizde, askere gittiğimizde hep mektup yazdık diyen ve mektuplaşmanın kıymetini bilip, bu geleneği de hala devam ettiren biri Sezgin Kaymaz. Okurlarıyla mail üzerinden mektup arkadaşlığı yapıyor. Üstelik maillere itinayla cevap veriyor.

Sezgin Kaymaz yazarken, herkesin kullandığı sıradan kelimeler, günlük kıyafetlerinden sıyrılıp da, bayramlıklarını giyinip çıkıyorlar karşımıza. Kelime aynı kelime ama o yazınca ışıldıyor. Sadece kitaplarında değil üstelik, maillerinde de öyle...

Ben Sezgin Kaymaz 'ın kendisini de edebiyatını da tanıyor olmaktan çok memnun oldum.
Etkinliği düzenleyen, emeği geçen tüm Kitap Ağacı üyelerine, İletişim Yayınlarına ve Sezgin Kaymaz'a teşekürler...


Bu da gülümseyin okuyoruz sloganlı fotoğrafımız :)

8 Aralık 2016 Perşembe

İkinci Bölüm / Devlet Tiyatrosu Oyunu

 Devlet Tiyatrosu programı dahilindeki İkinci Bölüm oyununu, Cevahir Sahnesi'nde Kitap Ağacı üyeleriyle beraber izledik. Oyun sonunda konuştuklarımıza bakılırsa, hepimiz oyundan memnun ayrılmıştık. Aramızda oyunu ikinci hatta üçüncü kez izleyenler bile vardı.

İkinci Bölüm, eşini kaybetmiş bir adam ile eşinden yeni boşanmış bir kadının, hayatlarının yeni olan ikinci bölümlerini  nasıl kurduklarını anlatan bir oyun. Yazarımız Neil Simon, orta yaşın biraz üzerindeki ana karakterlerin yanına bir de evliliklerinden tatmin olamayan iki genç insanı da oyuna dahil etmiş. Zamanla benzer aynı sonlara doğru sürüklenen, bunu görmelerine rağmen görmezden gelen gençler, ana karakterlerin gençlik izdüşümü gibi.

Farklı yaşlardan iki çiftin yaşamını izlerken, yaşın isteklerinin, değişen amaçların ve düşüncelerin de vurgulanmış olduğunu görüyoruz. Olaylara farklı pebcerelerden, herkesin açısından farklı farklı bakarken, en çok da boşanma davasından dönüşte bir 'oh' diyen kadının, 

"yıllarca kendi sorumluluğumu almaktan korktuğum için katlandığım bu evliliği keşke çok daha önce bitirseydim." 

deyişi ilgimi çekti. Üstelik bunu kendi parasını kazanan, güzel, bakımlı, başarılı bir oyuncuyu canlandıran bir karakter söylemişti. Etrafımızdaki, sırf kendi sorumluluğunu üzerine almaktan korktuğu için, rahatı bozulmasın diye evliliğini sürdüren çiftleri düşününce, 1977'de Neil Simon'un birikim ve gözlemleri doğrultusunda yazdığını düşündüğüm bu oyun, evlilik konusunun uzun süredir insan kaynaklı, aynı sorunlar yaşandığını, rahat! uğruna ömrün nasıl da ziyan edildiği gerçeğini çarptı yüzümüze.



"Tüm Yollarım Sana Çıkıyor" adlı romanımda, ben de oyundaki ikinci, genç çitfimizinki gibi, evliliklerini ve hayatlarını sorgulayan bir başka çift olan Derin ve Deniz'in hayatını anlattığım için olsa gerek oyun bir başka ilgimi çekti.

Sahneyi bölerek, iki ayrı evi gösteren sıcacık bir dekor, tanıdık hikayeler, keyifli ve başarılı oyuncular, güzel bir müzik seçimi hem dinlendirici hem de, oyunculardan Ayşen İnci'nin asaleti, Şahin Çelik'in doğallığı ve samimiyeti, Veda Yurtsever İpek'in muhteşem enerjisi ve M.Lebib Gökhan'ın havai tavırlarıyla kendine özgü kahkahalar arasındaki dansı eşliğinde izlediğimiz İkinci Perde oyununu hepinize tavsiye ediyorum. Yönetmen Hidayet Erdinç'e de selam ederken, gidin, izleyin, düşünün, gülün, eğlenin derim.

Bu arada Devlet Tiyatrosu olduğu için, gişelerden ve internetten alabileceğiniz biletler tam 10 tl, öğrenci 6 tl

İyi seyirler...

13 Kasım 2016 Pazar

Tüm Yollarım Sana Çıkıyor




Kağıt, kalem ve kelimelere gönül vermiş biri olarak çocukluğumdan beri hayalim yazar olmaktı.
Hep yazdım, çizdim, bir şeyler karaladım.

Nihayet bir gün bu hayali sesli söyleme cesareti buldum kendimde ve bir kitap nasıl yazılırı öğrenmek için 2011 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde Murat Gülsoy'dan yazarlık dersleri aldım.
Bu seferde ne yazacağım derdi başladı. Yıllarca yazdım, sildim, düzelttim, beğenmedim başa döndüm. Ta ki, geçen yıl içime sinen bir hikaye yakalayana dek. Bu hikayeyi herkes okumalı, başkasının hayatını okurken kendi hayatlarını sorgulamalılar dedim.


Keyifle, merakla, ilgiyle okuyacağınızı düşündüğün hayalim ve emeğim bugün elimde. Sizlerin temin edebilmesi için de,
Dokuz Yayınları'ndan çıkan Tüm Yollarım Sana Çıkıyor,  İstanbul Tüyap Kitap Fuarı'ndan sonra şimdi de d&r mağazalarında, kitabevlerinde, d&rkitapyurdu ve idefix  gibi tüm internet kitap satış noktalarında.


Şimdiye kadar benim olan bu kitap, artık sizin. Tüm Yollarım Sana Çıkıyor ile ilgili yorumlarınızı, bu hikayenin üzerinizde bırakacağı etkiyi gerçekten merak ediyorum...




Sen benim faili meçhul olmayan yaramsın diyen Tüm Yollarım Sana Çıkıyor yaranızı önce acıtmaya, sonra da sarmaya geliyor...

Tüm Yollarım Sana Çıkıyor, bana hayırlı olsun, size de "keyifli okumalar" diyelim öyleyse...