İki erkek annesi olarak anne oğul ilişkileri ve iletişimlerine dair kafa yorduğum bir dönemde instagramdaki bir annede gördüğüm bu kitabı hemen gidip aldım. İçinde farklı insanların tecrübelerini içeren gerçek hayatlardan alınan küçük hikayeler var. Öyle vuavv dedirtecek şok hikayeler de değil. Basit, sıradan hayatlarımızın kıymetini anlayacağımız ve bizi nelerin beklediğine dair annelerin gözünden oğullarıyla ve oğulların dilinden anneleriyle ilgili küçük yumuşacık hikayeler bekliyor sizi.
Hayatımızın içindeki küçücük ayrıntıları kocaman önemini ve anlamını fark etmek için okunmalı. Üstelik kuşa hikayeler olması çocuğu küçük anneler için ideal. Malum yarım kalan ve unutulan olaylar, nerede kalmıştım, hadi baştan okuyayım sorunu yok;)
Arka kapak;
Ne
kadar uğraşsanız değişmeyecek şeyler vardır: Oğlan çocukları
yılanlardan, kertenkelelerden, salyangozlardan, otomobillerden,
bilgisayar oyunlarından, futboldan, silahlardan hoşlanır…
Onları
değiştirmek pek mümkün olmadığına göre, bu demektir ki oğullar,
kamyonları, su tabancaları, kramponlu ayakkabıları, takım atkıları ile
sevilecek! Ve onunla geçirilen her gün, bir gün kanatlanıp kapıdan uçup
gidivereceği gerçeği unutulmadan dolu dolu yaşanacak! Anne tarafından
duygular, korkular, çaresizlikler, kabullenişler böyle.
Ya
oğullar tarafından durum nasıl? Sınırsız bir şefkat ve sevgi kaynağı,
huzur bulunan kucak, sabır taşı, hoşgörü yumağı… Bir erkek için annesi
bunlar ve fazlasıdır. Ama bu beraberlikte fazla duygusallığa yer yoktur.
Anneler
ve Oğullar için Bir Fincan Huzur, ancak annelerin ve oğulların
paylaşabileceği benzersiz ilişkiyi ele alıyor. 50 öyküden oluşan bu
derlemede, silinen her gözyaşının arkasındaki sevgiyi ve karşılığında
alınan sonsuz şefkati ve sadakati hatırlayacaksınız.
28 Ocak 2014 Salı
27 Ocak 2014 Pazartesi
25 Ocak 2014 Cumartesi
ZAMANE ANNELERİ
11. ayda migmedya.com sitesinde yayınlanan köşe yazım;
http://www.migmedya.com/yazarlar/aysen-ilgin/5975-zamane-anneleri.html
*fotoğraf internetten alıntıdır
80'lerin 90'ların çocukları anne olunca;
http://www.migmedya.com/yazarlar/aysen-ilgin/5975-zamane-anneleri.html
80'lerin 90'ların çocukları anne olunca;
Babyshowerlar, hoş geldin bebek, hamileliği veda partileri, diş buğdayları, doğum günleri altın çağını yaşadı. Önceden gelenler bebeğe hediye getirirdi. Şimdiki bebekler misafirlere hediye verir oldu. Bebek Kurabiyecisi, bebek hediyeleri, bebek organizasyon firması terimleri türedi.
Kariyerlerini, sosyal hayatlarını askıya alan bu dönem anneleri çocuk bakarken de boş durmuyorlar tabi. Hamileyken çocuk bakımı kitapları okumaya, eğitimlere katılmaya başlıyorlar. Çocuk dünyaya gelince de öğrenme ve eğitme anlamında başka bir furya başlıyor.
Biri de ben olmak üzere artık anneler daha ilk aydan bebeklerine kitap okuyor, resimlerine bakacağı kitaplar alıyorlar. Ayına, yaşına göre oyuncak seçiyorlar. Televizyondan mümkün oldukça uzak tutup müzik dinletiyor, eskilerin "anlamaz" mantığından arınarak hamilelikten itibaren birebir konuşuyorlar. Sosyalleşsin, paylaşmayı öğrensin diye ilk yaştan oyun gruplarına katılıyor, sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olan sporu hayatlarının bir parçası, yaşam tarzı olarak kabullensinler diye spor aktivitelerine katılıyorlar. Odaklanmayı öğrenip kendini bulsun, sakin yaşasın diye iki yaşından başlayarak çocuk yogası yaptırıyorlar.
Her anne isterki, çocuğunu en iyi şartlarda ve en doğru metodla büyütsün. Ve her anne ister ki çocuğu hep yesin. Bu açıdan da gelişen teknoloji, eğitim seviyesi ve yaşam kalitesinde gelinen nokta itibariyle bu dönem anneleri daha şanslı, daha bilinçli ve haliyle daha özverili.
Ben de geçen ay ikizleri babasına bırakıp anneysen.com ve SMA işbirliğiyle düzenlenen Prof Dr. Benal Büyükgebiz'in katı gıdaya geçiş eğitimine katıldım. Öncelikle anneler olarak çok iyi ağırlandık. Şık bir otelde kahvaltı yapıp eğitimi dinledik. Sonrasında beraber öğle yemeği yedik. Ben kendi adıma hem ikizlerin bakımından dolan kafamı ve ruhumu rahatlattım. Sosyal ağlarda yazıştığım annelerle yüzyüze tanıştım. Eğitimde yanlış bildiğim doğruları, doğru bildiğim yanlışları ve hiç bilmediklerimi öğrendim.
Anneler siz de hem çocuğunuz hem kenfiniz için birşeyler yapın. Firmaların sponsor oldukları beslenme, spor, oyun, okuma grupları gibi Kızlı-Erkekli etkinliklere katılın. Hem birşeyler öğrenin, hem çocuklarınız kızlı erkekli kaynaşsın, paylaşmayı, kardeşliği, karşı cinsel arkadaş olabilmesi öğrensin. Hem kafanız dağılsın.
Kızlı erkekli hakkında Yılmaz Özdil konuyu özetlenmiş zaten. Üzerine söyleyecek söz olmadığından, ben de anneler sosyalleşsin konusuna değindim.
Kalbiniz sevgiye, zihniniz gelişime açık olsun
Ayşen Bozkuş
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




