OYSA HERKES KENDİSİYLE MEŞGUL / MURAT GÜLSOY
CAN YAYINLARI/2001 ÖYKÜ
Hayalet Gemi adlı edebiyat dergisiyle okurların tanıdığı, şimdilerde Yaratıcı Yazarlık dersleri veren Murat Gülsoy'un ilk öykü kitabı olan Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul, sevgili arkadaşım Ayça'nın bana 2011 yılbaşı hediyesi. Beni öyküyle tanıştıran, öyküyü sevdiren bir yazar kendisi. Bu kitabında kara mizah ve ironiyle dolu öykülerinde 'yazı' ve 'oyun' temaları üzerine odaklanılmış. Yazar öykülerinde okuru şaşırtmayı sevdiğini söylerken bize sürpriz, beklenmedik sonlar hazırlıyor. Çoğunlukta ben anlatıcı dilin hakim olması sebebiyle okurla sıcak ilişkiler kuruluyor. Özenli, zekice kurgulanmış 12 modern öyküde akıcı bir dil hakim. Bu kitabından sonra diğer kitapları da raflarımdaki yerlerini aldılar, mutlaka bir Murat Gülsoy okuyun derim
1 Aralık 2011 Perşembe
Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri / YEKTA KOPAN
AŞK MUTFAĞINDAN YALNIZLIK TARİFLERİ / YEKTA KOPAN
Can Yayınları İSTANBUL / 2002
Öykü
2002 Sait Faik Hikaye Armağanı alan Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri, beni Yekta Kopan'la tanıştıran bir kitap. Kopan, abartısız, akıcı bir dille, gündelik yaşamımız içinde sıkışıp kalmış ayrıntıları süslü bir ambalajla sunuyor bizlere. Baba-oğul ilişkisi, aile sorunu, aşk, arkadaşlık, eksiklik, mizah ve ironi, hepsi iç içe ve oldukça dengeli. ‘Yaşam kurgulanmalıdır’ diyor Yekta Kopan ve dediğini de yapıyor, yaşamdan, insandan parçalar alıp, kurgulayarak okura sunuyor. Ekranlardan da tanıdığımız Yekta Kopan hayal gücünü öyle bir gerçeklikle anlatıyor ki, sonunda bu bir hayal dese bile siz gerçek olduğuna yemin edebilirsiniz. Kitabın sonunda "yayınlanmamış bir söyleşi" bölümü var ki, ben yakın arkadaşı olan Murat Gülsoy'a bunun doğru olup olmadığını sordum:)
Ayrıca ilk kitabını okuyor oluşumdan kaynaklanan baba göndermesinin Yekta Kopan kitaplarında bir klasik olduğundan habersiz baba özlemini de buldum satır aralarında, eminim siz de bunu hissedeceksiniz. Bir solukta, keyifle okuyacağınız kitabın adını aldığı hikayeden de bir kaç tarif vereyim size;
Yalnızlıklara dair...
Buğulu Yalnızlık
2 kişilik
Malzeme: 2 kişi, 1 ilişki
Hazırlanışı: Mutlu günler geçirilir. Beraber olunmaktan alınan keyfi kaynayana kadar sık sık karıştırılarak yaşanır. Arkadaşlar ortak edinilir ilişkiye. Sinemaya gidilir, çıkışta filmden hiç bir şey hatırlanmaz, geriye kalan sadece sevgilinin film boyunca tuttuğu elinizde kalan sıcaklıktır. Sözler verilir. Sözlerin altında ezildikçe, yalanlar söylenir.
Mutluluk fokurdamaya başlayınca, ilişkinin altı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. Oda sıcaklığına geldiğinde kıskançlık ve kavga gibi baharatlar göz kararı eklenir. Arzuya göre aldatma da konulabilir.
İlişki iyice soğuduktan sonra gözyaşı ile servis edilir.
Yapa-yalnızlık
1 kişilik
Malzeme: 1 kişi. Olabildiğince fazla ilişki girişimi
Hazırlanışı: Kadın ya da erkek tarafından hazırlanabilir. Hazırlanışı biraz uzun zaman aldığından zahmetlidir. Ustalıkla yapılabilen, pişirilmesi diğerlerine göre zor ama bir o kadar da lezzetli bir çeşittir. Birçok ilişki denenir. Özellikle her ilişkinin ilk günleri büyük bir coşkuyla yaşanır. En güzel sözcükler, en güzel öpüşlere karıştırılır. Her yeni ten, keşfedilmemiş bir coğrafyaymışçasına fethedilir. Bütün bu ilişkileri kısa tutabilmek, hepsinde sonsuz bir mutluluk yaşamaya çalışmak gerekmektedir. İlişkilerde yaşanan mutsuzluğun giderek artması, kişinin giderek içine kapanması, ayrı bir lezzet verecektir. Kişi artık ilişki yaşayamayacak kadar yorgun ve mutsuz hale geldiğinde, yapa-yalnızlık hazır olur. Alkolle servis edilir.
Türlü Yalnızlık
Çok kişilik
Malzeme: 1 kişi, 1 şehir
Hazırlanışı: Çok çabuk hazırlanabilir, ancak zamanla kazanılabilen bir el becerisi gerektirmektedir. Şehir bir dişi olduğundan daha çok erkeklerin damak zevkine uygundur. ( Kadınlar tarafından da farklı şekillerde hazırlanabilir. ) Sonucun güzel olabilmesi için dokusu, kokusu güzel bir şehir bulmak gerekir. Yalnızlığa yeterince acıkmış olunan bir anda, korunmasız bir ruh haliyle şehrin sokakları arşınlanmaya başlanır. Her sokağa, kaldırım taşına, elektrik direğine, binaya (özellikle tarih dokusu olan yapılara) farklı anlamlar yüklenerek gün boyu dolaşılır. Çevredeki insanların konuşmalarına kulak kabartılır. Her biri için bir hikâye düşünülür. Dalgınlaşılır. Yalnız insanların yüzünde hüzün, mutlu çiftlerin gözünde kahkaha, gençlerde heyecan, yaşlılarda ölüm aranır. Bütün bu duygular şehrin değişik köşelerine adanır. Arada bir baş yukarı kaldırılıp, gökyüzü seyredilir. Ancak bunun çok yapılması umutları arttıracağından lezzeti bozacaktır. Artık şehir tümüyle yalnızlığa dönüşmeye başladığında, yürüyüşe son verilerek bir duvar dibine oturulur ve duygular soğumaya bırakılır. Sonbahar sıcaklığına ulaştığında, türlü yalnızlık ta servise hazır olur. Afiyet olsun.
Buğulu Yalnızlık
2 kişilik
Malzeme: 2 kişi, 1 ilişki
Hazırlanışı: Mutlu günler geçirilir. Beraber olunmaktan alınan keyfi kaynayana kadar sık sık karıştırılarak yaşanır. Arkadaşlar ortak edinilir ilişkiye. Sinemaya gidilir, çıkışta filmden hiç bir şey hatırlanmaz, geriye kalan sadece sevgilinin film boyunca tuttuğu elinizde kalan sıcaklıktır. Sözler verilir. Sözlerin altında ezildikçe, yalanlar söylenir.
Mutluluk fokurdamaya başlayınca, ilişkinin altı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. Oda sıcaklığına geldiğinde kıskançlık ve kavga gibi baharatlar göz kararı eklenir. Arzuya göre aldatma da konulabilir.
İlişki iyice soğuduktan sonra gözyaşı ile servis edilir.
Yapa-yalnızlık
1 kişilik
Malzeme: 1 kişi. Olabildiğince fazla ilişki girişimi
Hazırlanışı: Kadın ya da erkek tarafından hazırlanabilir. Hazırlanışı biraz uzun zaman aldığından zahmetlidir. Ustalıkla yapılabilen, pişirilmesi diğerlerine göre zor ama bir o kadar da lezzetli bir çeşittir. Birçok ilişki denenir. Özellikle her ilişkinin ilk günleri büyük bir coşkuyla yaşanır. En güzel sözcükler, en güzel öpüşlere karıştırılır. Her yeni ten, keşfedilmemiş bir coğrafyaymışçasına fethedilir. Bütün bu ilişkileri kısa tutabilmek, hepsinde sonsuz bir mutluluk yaşamaya çalışmak gerekmektedir. İlişkilerde yaşanan mutsuzluğun giderek artması, kişinin giderek içine kapanması, ayrı bir lezzet verecektir. Kişi artık ilişki yaşayamayacak kadar yorgun ve mutsuz hale geldiğinde, yapa-yalnızlık hazır olur. Alkolle servis edilir.
Türlü Yalnızlık
Çok kişilik
Malzeme: 1 kişi, 1 şehir
Hazırlanışı: Çok çabuk hazırlanabilir, ancak zamanla kazanılabilen bir el becerisi gerektirmektedir. Şehir bir dişi olduğundan daha çok erkeklerin damak zevkine uygundur. ( Kadınlar tarafından da farklı şekillerde hazırlanabilir. ) Sonucun güzel olabilmesi için dokusu, kokusu güzel bir şehir bulmak gerekir. Yalnızlığa yeterince acıkmış olunan bir anda, korunmasız bir ruh haliyle şehrin sokakları arşınlanmaya başlanır. Her sokağa, kaldırım taşına, elektrik direğine, binaya (özellikle tarih dokusu olan yapılara) farklı anlamlar yüklenerek gün boyu dolaşılır. Çevredeki insanların konuşmalarına kulak kabartılır. Her biri için bir hikâye düşünülür. Dalgınlaşılır. Yalnız insanların yüzünde hüzün, mutlu çiftlerin gözünde kahkaha, gençlerde heyecan, yaşlılarda ölüm aranır. Bütün bu duygular şehrin değişik köşelerine adanır. Arada bir baş yukarı kaldırılıp, gökyüzü seyredilir. Ancak bunun çok yapılması umutları arttıracağından lezzeti bozacaktır. Artık şehir tümüyle yalnızlığa dönüşmeye başladığında, yürüyüşe son verilerek bir duvar dibine oturulur ve duygular soğumaya bırakılır. Sonbahar sıcaklığına ulaştığında, türlü yalnızlık ta servise hazır olur. Afiyet olsun.
*2011
BEYAZ KALE / ORHAN PAMUK
BEYAZ KALE, Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabı. Sahaf arkadaşım Ayça'nın* mutlaka okumalısın diyerek benim için ayırdığı seçkin kitaplardan biri. Bir kez daha beni seçimlerine güvenmem konusunda yanıltmadı arkadaşım, saolsun. Orhan Pamuk'la tanışmak için mükemmel bir tercih, bu ilk deneyimi okumayanlara kesinlikle öneririm.
Romanın konusu 17. yüzyılda İstanbul'da geçiyor. Napoli'ye yapmakta olduğu bir deniz yolculuğu sırasında Osmanlı korsanları tarafından astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bir Venedik'li İstanbul'a getirilerek tutsak ediliyor. Aynı ilgi alanları olan Batı bilimini öğrenmek isteyen bir Türk efendi tarafından köle olarak satın alınmasıyla hikaye ivme kazanıyor. Bu köle ve efendi arasında garip de bir fiziki benzerlik söz konusu. Ben kimim? sorusuna cevap arayan Türk efendi, Venedik'liden ona düşüncelerinde yardım etmesini, bilim adına bildiklerini anlatması, öğretmesi için yardım ister.Günümüz döneminden tarihsel,kültürel,bilimsel olarak çok uzak bir zaman dilimi anlatılsa da vebanın salgın olduğu İstanbul sokaklarında gezindiğinizi hissediyorsunuz. Aynı dönemde inanılmaz bir silah yapımı ile de Çocuk Sultan'ın düşsel dünyasını besleyerek çalışmaları için gerekli olan kaynağı sağlamaktalar. Çok sürükleyici, edebi yönü çok güçlü bir kurgu. İnce bir kitap olmasına rağmen içine sığdırdıkları ile müthiş bir saygınlık uyandırıyor. Felsefi yönüyle de zaman zaman kitabı kapattırıp düşündürüyor. Yazıyla ilgilenen herkesin bu neden benim aklıma gelmedi diyemeyeceği kadar kompleks, kıskanılası bir kurguya sahip olan bu kitap diğer Orhan Pamuk kitaplarına nazaran gayet akıcı. Kitabın sonunda müthiş bir sürpriz ve yorum sizi beklemekte. Söz konusu Orhan Pamuk olduğunda ilk tavsiye etiğim kitap bu oluyor. Kitabı bitirip de kapağını kapattıktan sonra uzun bir süre hafızanızda kalırken, altı çizili bir çok cümleniz olacak. İyi okumalar...
Medyada Beyaz Kale;
'Kitapçı dükkanlarından gelmiş geçmiş satılan en mükemmel hayal ürünlerinden. 'ABC Cultura, İspanya
'Ustaca kurulmuş paradokslarla ölüm, hayranlık uyandıran zarif bir postmodern hikaye. 'Publishers Weekly, New York
'Ustaca kurulmuş paradokslarla ölüm, hayranlık uyandıran zarif bir postmodern hikaye. 'Publishers Weekly, New York
*Beyoğlu Aslıhan Pasajı, Ayça Sahaf
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


