2 Aralık 2011 Cuma

YEŞİL PERİ GECESİ

Yazarın Kapak Kızı romanına konu olan Şebnem'in geri kalan hikayesini öğreniyoruz bu kitapta. Şebnem kitabın kapağında derin yeşil gözleriyle gözlerinizin içine bakan çarpan güzellikte çilli bir kız. Öyle ki adı da hiç tesadüf değil. Yeşil Peri, dünyanın en sert içkisi olarak kabul edilen ve yine dünyanın birçok ülkesinde yasak olan Absent içkisinin bir diğer adı (Alkol içeriği %70) Yakışıklı bir baba ile çok güzel bir annenin tek çocuğu Şebnem. Hayat o daha küçücükken mühendis babasının geçirdiği bir iş kazası sonucu malulen emekli olup, kalıcı çirkin görüntüsü ve sakatlığının ardından yaşama, kendine ve herkese küsmesi sonrasında da annesinin babasına ihanetiyle aslında yaşayacaklarına işaret vermişti. Yatılı okul günlerinden sonra  hayatının parçalanışı, kimsenin ona sahip çıkmayışı, güzelliğinin kıskanılmasıyla dışlanıp, hor görülmesi ve bir tutunamayış. Tüm bunlarla yalnız baş etmeye çalışan genç kız Şebnem'in kendinden ve ona elini uzatmayanlardan intikam almak isteyen bir kıza dönüşmesi. Kapak Kızı kitabında konu edilen Phoenix adlı bir erkek dergisine orta sayfa güzeli olarak pozlar vermesi, ilk ve tek aşkı Ali, daha derine düşüp dibi gören günler, ardından Osman’a duyulan aşka benzer duygular ve evlilik, peşinden kayın biraderi  o.çocuğu Teoman. 
Yeşil Peri Gecesi'ni elinizden bırakamayacaksınız. Ne Ayfer Tunç'un yağ gibi akan dili ne de Şebnem'in yaşadıkları buna izin vermeyecek. Kitabın sonundaki kaynakçada da belirtilen satır aralarına serpiştirilen şiirler ve şarkı sözleri de başka bir edebiyat keyfi katmış anlatıma. Fazla söze gerek yok muhteşem bir kitap. Kapak Kızı'nı okumasanız bile anlayacağınız, spoiler içermeyen tek başına da yeterli bir roman. Alın okuyun, sizde çok seveceksiniz


Arka Kapak Yazısı da şöyle;
Güzelliğini zehirli bir sermaye olarak kullanan genç bir kadının hayattan öç almak için soyunmasıyla başlayan bir düşüşün hikayesidir Yeşil Peri Gecesi.Modern toplumun ikiyüzlülüğüne, geleneklerin, alışkanlıkların zorbalığına direnen, "farkına varmış" ve bu nedenle acı çeken bir kadının, annesiyle hesaplaşamayan bir kız çocuğunun, okuyanı rahatsız eden ve belki de bu nedenle elinizden bırakamayacağınız öyküsü.Cumhuriyet elitlerinin düşkün kuşakları ile orta sınıfın can çekişen tutunamayanlarının karşılaştığı trajik bir karnavala dönüşen kapak kızının romanı, toplumun ve bireyin ruh haritasını en ince ayrıntısına kadar resmeden Ayfer Tunç'un güçlü anlatımıyla Türkiye'nin çürüyen yüzüne de ayna tutmaktadır."



1 Aralık 2011 Perşembe

Gizli Ajans / Alper Canıgüz



Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme ve dahası..
Tavsiye üzerine okuduğum ve bir günde bitirdiğim Alper Canıgüz romanı. H
ayatın içinden insan hallerinin olduğu gayet akıcı, komik, eğlenceli bir kitap

KAPAK KIZI /AYFER TUNÇ



Çok satanlar listesinden sonra bir çok arkadaşımın elinde gördüğüm Yeşil Peri Gecesi kitabını aldığımda, bu kitabın spoiler içermese de Kapak Kızı'nın devamı olduğunu öğrendim ve hemen bu kitabı edindim. Böylece Ayfer Tunç romanlarıyla da tanışmış oldum. Daha önce bir kaç öyküsünü okuduğum ve tanımlamalarına, bıraktığı etkiye, gözlem gücüne hayran kaldığım yazar romanında da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Gayet yalın bir dille aynı tren vagonundaki birbirini tanımayan üç kişinin gözünden ünlü olmak için soyunan kapak kızını irdeleyenlerin iç hesaplaşmalarında kendinizi bir tren vagonunda bir kapak kızının hayatında bulacak, insanların vicdan muharebesini izleyeceksiniz. Romana farklı bir kurgu hakim olurken insan psikolojisi de çok iyi işlenmiş. Önce Kapak Kızı'nı sonrasında ise Yeşil Peri Gecesi'ni okumanızı, hatta öykülerine de göz atmanızı tavsiye ederim. 


ARKA KAPAK;

Karlı bir kış günü, Ankara'dan İstanbul'a giden bir trenin yemek vagonu. Birbirini tanımayan üç kişi; bankacı Ersin, radyo programcısı Selda ve yemekli vagonun garsonu Bünyamin. Kapak Kızı, işte bu üç kişinin romanı. Ama aynı zamanda orada olmayan bir başkasının; bir dergide çıplak fotoğrafları yayınlanan Ayın Kızı Şebnem'in. Trenin saatlerce yolda kaldığı, bir yolcunun öldüğü bu uzun yolculukta, roman kahramanları, birbirleriyle, Şebnem'in fotoğrafları aracılığıyla yüzleşirler. Ancak bu zihinsel yüzleşme giderek kimin kimi yargıladığı belli olmayan bir hesaplaşmaya dönüşür. Ayfer Tunç, ilk kez 1992 yılında yayınladığı Kapak Kızı'nı 'zemin aynı zemin, inşa aynı inşa' olmak kaydıyla yeniden yazdı. Roman, bedensel çıplaklığı, kahramanlarını farklı nedenlerle sarsan bir travma olarak ele alıyor. Aile, hayat, aşk, kıskançlık, güzellik ve ahlak kavramlarını, alışılmış yorumların tuzağına düşmeden işliyor. Bunaltıdan ikiyüzlülüğe, anıların masumiyetinden yaşamın gerçeklerine uzanan soruların kuşattığı bu roman, aslında bütün soruları içeren tek bir soru soruyor: Kim daha çıplak?