Bu ağacın etrafındaki banklarda boğaz manzarasını mı izlesek, kitapları mı karıştırsak şaşırdık;)
15 Nisan 2012 Pazar
İstanbul'da Lale Zamanı
Bildiğiniz gibi İstanbul'da lale zamanı başladı;) Caddeleri, kasırları süsleyen rengiarenk laleler her yılın Nisan klasiklerinden oldu artık. Biraz esse de dünkü yağmurlardan sonra güneşi görünce kendimizi dışarı attık. Her ne kadar Emirgan Korusu'na gitmek istesem de, köprü trafiğini göze alamadık. Kavacık'taki Hidiv Kasrı'na gittik. Geçen yıllarda da oradaki lale şölenini bildiğimden hiç tereddüt etmedim. Tam tahmin ettiğim gibi renk renk çeşit çeşit laleler, menekşeler, süslemeler karşıladı bizi. Onca çiçek arasında gezinirken, çayımı içip kitabımın sayfalarını karıştırırken, ağaçların arasından boğazı izlerken huzura ve renklere doydum diyebilirim. Bu güzel günü sizle de paylaşmak istedim. Buyrun resimler;)
Burası da Çiçek Satış Noktası. Gördüğünüz laleleri, menekşeleri, hatta papatya gibi çiçekleri tekli ya da çoklu olarak satın alabiliyorsunuz. Lalelerin tanesi 1.25 tl, tekli, ikili, beşli, yedili gibi çeşitleriyle saksıda çeşit çeşit çiçekler sizi bekliyor. Biz evimize sarı laleler aldık;)
Bu ağacın etrafındaki banklarda boğaz manzarasını mı izlesek, kitapları mı karıştırsak şaşırdık;)
Bu ağacın etrafındaki banklarda boğaz manzarasını mı izlesek, kitapları mı karıştırsak şaşırdık;)
12 Nisan 2012 Perşembe
Emek Sineması için biletleri yırtıyoruz!
Yekta Kopan'ın blogunda Emek sineması için bilet yırtma yürüyüşünü okuyunca paylaşmadan edemedim. Aynen yayınlıyorum. Buarada yoğunluğumdan blogumla bu hafta ilgilenemediğimin farkındayım, affınıza sığınıyorum, dönüşüm muhteşem olacak. Sizin için güzel hazırlıklarım var;)
15 Nisan Pazar günü, saat 16.30'da Taksim'de
başlıyor yürüyüş. Emek Bizim platformunun düzenlediği yürüyüşte, ikinci
yılda beşinci kez Emek Sineması için, emek için, Emek'e kadar
yürüyeceğiz. Hep birlikte... Bu adımların sadece bir sinema salonu için
değil, bir şehrin hafızası için, kültürün sürekliliği için atıldığını
bilen herkesle birlikte.
Sonra da iki yıldır vizyonda olan, o bir hayli çirkin filmin şu gördüğünüz biletlerini yırtacağız.
Sonra da iki yıldır vizyonda olan, o bir hayli çirkin filmin şu gördüğünüz biletlerini yırtacağız.
Yürüyüşle ilgili duyuru, poster ve bilet görsellerine Emek Bizim platformunun facebook sayfasından ulaşabilirsiniz:
http://www.facebook.com/emekbizim
15 Nisan Pazar saat 16.30 Taksim'e... Bilet yırtmaya...
2 Nisan 2012 Pazartesi
"Bir Kitap Al, Bir Kitap Bırak"
Notos dergisinin Nisan Mayıs sayısında Duygu Bayar Ekren'in bir haberine rastladım ve sizinle paylaşmadan edemedim. Fotoğraftaki şirin minik kitaplığı merak ettiniz değil mi, öyleyse buyrun;)
ABD'nın Wisconsin eyaletinde Todd Bol isimli biri, yaşamını kaybeden emekli öğretmen annesinin anısına, kapısının önüne okul binası görünümlü bir bir dolap yapmış. "Tek sınıflı okul" olarak tabir ettiği dolabı kitaplarla doldurmuş. Tabi ki kilidi olmayan ve içi kitaplarla dolu olan bu şirin binayı gören kitapseverlerin ilgisi projeyi alevlendirmiş. İşleyiş şöyle; buradaki kitaplardan herhangi birini alıp okuyup yerine bırakabilir ya da kitaplığınızdan her hangi başka bir kitabı yerine bıraktığınız takdir de seçtiğiniz kitap artık siz de kalabilir.
Wisconsin eyaletinde başlayan küçük kütüphanelere, İngiltere, Kanada, Almanya, Gana gibi ülkelerin de eklenmesiyle proje gittikçe büyüyormuş. Amerikalı girişimciler bu durumunu ipad'lerin, Kindle'ların çağında bir karşı-akım olarak kabul etmiş, bunun, elektronik aygıtların sağlayamayacağı biçimde, insanları okuma tutkusu etrafında yüz-yüze getirebileceklerine inanıyorlarmış.
Kesinlikle süper bir fikir. Tabi oralarda müstakil evler olması sebebiyle uygulanabilirliği yüksek bir proje. Keşke biz de benzer projeler üretebilsek. Arkadaşlarımızla, yakın çevremizle kitap alış verişinde olduğumuz durumu, başkalarıyla da yaşayabilsek, hatta okuduğumuz kitapları bir çay- kahve eşliğinde tartışabilsek güzel olmaz mıydı?
Bol okumalı, şanslı, keyifli bir hafta olsun. Kitapla kalın, iyi haftalar;)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)












