13 Mayıs 2012 Pazar
Anneler Günü
Elleri öpülesi, başımın tacı annemmm ve dünyanın tüm anneleri, annelik görevini üstlenenleri, doğru insan yetiştirenlerin, emek veren, geceleri uykusuz kalıp, en ufak bir sorununda, hastalığında, derdinde kendini parçalayan, çocuğunu kendinden öte tutan tüm vefakar kadınları gününüz kutlu olsun. Siz çok özel, çok değerlisiniz... Dünyanın en güzel çiçeklerini versek az size...
12 Mayıs 2012 Cumartesi
En Yaratıcı Anneler Günü Hediyesini mi Arıyorsunuz?
Anneler Günü’nün en yaratıcı hediyesini aramanıza artık gerek kalmadı. Vestel'in bu yılki Anneler Günü’ne özel tasarladığı Anne Bak N’aptım Facebook uygulamasıyla, annenizin sevinç gözyaşları garanti :)
Malum, sosyal medyanın popülerliği arttıkça, “kaç yaşında olursa olsun, yeter ki gözümün önünde olsun” diyen annelerimiz, Facebook’ta da “arkadaşımız” oldular. Bir hesap açar açmaz da genelde yaptıkları ilk iş, profil ya da kapak fotoğraflarına biricik evlatlarının resimlerini koymak oluyor.
İşte buradan yola çıkan Vestel, Facebook sayfasındaki Anne Bak N’aptım uygulaması ile kullanıcılara, Anneler Günü’nü Facebook’ta “anne stili” kutlama şansı veriyor. Vestel'in bu uygulamasıyla, Anneler Günü kutlamanızı Facebook kapak resminize taşıyıp, annenize olan sevginizi dünyaya ilan edebiliyorsunuz. İsterseniz kendi annenizin fotoğrafını şablonlara yerleştirerek kendinize özel bir tasarımla, isterseniz de önceden hazırlanmış tasarımlardan birini kullanabiliyorsunuz.
Üstelik, annesi için tasarım yapanlar çok özel bir indirime de hak kazanıyor. Bu Anneler Günü’nde annesine en yaratıcı hediyeyi vermek isteyenler buraya:
http://gid.io/AnneBakNaptim
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Malum, sosyal medyanın popülerliği arttıkça, “kaç yaşında olursa olsun, yeter ki gözümün önünde olsun” diyen annelerimiz, Facebook’ta da “arkadaşımız” oldular. Bir hesap açar açmaz da genelde yaptıkları ilk iş, profil ya da kapak fotoğraflarına biricik evlatlarının resimlerini koymak oluyor.
İşte buradan yola çıkan Vestel, Facebook sayfasındaki Anne Bak N’aptım uygulaması ile kullanıcılara, Anneler Günü’nü Facebook’ta “anne stili” kutlama şansı veriyor. Vestel'in bu uygulamasıyla, Anneler Günü kutlamanızı Facebook kapak resminize taşıyıp, annenize olan sevginizi dünyaya ilan edebiliyorsunuz. İsterseniz kendi annenizin fotoğrafını şablonlara yerleştirerek kendinize özel bir tasarımla, isterseniz de önceden hazırlanmış tasarımlardan birini kullanabiliyorsunuz.
Üstelik, annesi için tasarım yapanlar çok özel bir indirime de hak kazanıyor. Bu Anneler Günü’nde annesine en yaratıcı hediyeyi vermek isteyenler buraya:
http://gid.io/AnneBakNaptim
Bir bumads advertorial içeriğidir.
7 Mayıs 2012 Pazartesi
Marc Levy / Gölge Hırsızı
Bu ara kurumsal bir firmanın blog editörlüğü işini aldığımdan dolayı sık yazamıyorum, ama söz en kısa zamanda düzene koyacağım;) Bir ara bu konuyu uzun uzun yazacağım. Şimdi gelelim kitabımıza;
Gölge Hırsızı okurken beni hem dinlendirdi, hem eğlendirdi, hem de geçmişe götürüp götürüp getirdi. Marc Levy'nin yumuşacık bir anlatımı var. Sohbetine doyum olmaz birini dinler gibi okuyorsunuz. Önce bir çocuğun dilinden, sonra aynı kişinin üniverstede tıp öğrencisi olmuş halinin dilinden hikaye devam ediyor. Marc Levy fantastikle geçeği öyle bir harmanlamış ki, bir zaman sonra kahramanımızın özel yeteneği olan gölgelerle konuşmak, başkasının gölgesini alıp onun geçmişini öğrenebilmesi gibi şeyler çok normal bir şeymiş gibi geliyor. Güneşin bolca olduğu şu günlerde gölgenize bakmadan edemiyorsunuz;)
Gölge Hırsızı'nı aşk kitabı olarak nitelendirenler var. İçinde elbette ki aşk var. Hem de insanın aşkla ilk tanıştığı "çocukluk aşkı"ndan başlayarak yer ediniyor kendine. Ama aşkın dışında öyle güzel duygular da var ki, sadece aşk kitabı demekle yetinmek istemiyorum. Ben yazarın gözlemlerini, bizden biri oluşunu, her sayfasından kendimden bir şeyler bulup farkında olmadığım ya da unuttuğum, üzeri tozlanmış duygularımı/anılarımı hatırlatmasıyla da çıok sevdim bu kitabı. Keşke daha önce okusaymışım dedim.
Ayrıca ailesi ayrılmış bir çocuğun ailesine yönelik hislerini, gözlemlerini, beklentilerini, hayal kırıklıklarını işlemiş olması sebebiyle bekar anne babaların ( bu aralar bu tanım kullanılıyor ve gerçekten kibar bir tanım) bu kitabı sırf bu sebepten okumaları gerektiğini düşünüyorum.
Kısacası Can yayınlarından çıkan Gölge Hırsızı tavsiyedir dostlar, listenize yazmalısınız;)
İyi okumalar, iyi haftalar...
ARKA SAYFA;
"Sen benim gölge hırsızımsın; nerede olursan ol, seni bulacağım."
Babası tarafından terk edilmiş, çocukluğu boyunca annesiyle birlikte sıradan bir kasabada yaşayan kahramanımızın özel bir yeteneği vardır: Peşine gölgeler takılır, ona hep bir şeyler fısıldar...
Yıllar geçmiş, bahçesindeki kestane ağaçlarının altında oturduğu okulunu, babasıyla annesinin birbirlerini sevdikleri zamandan kalma o soluk fotoğrafları ardında bırakarak yeni bir hayata başlamıştır. Ne var ki tekdüze hayatı ve bir türlü ismini koyamadığı ilişkisiyle içindeki özlemi dindirememekte, ona fısıldayıp duran gölgelerden bir türlü kurtulamamaktadır.
Bir kıyı kasabasına yolunun düştüğü bir gün, hüzün dolu geçmişinin, peşini bırakmayan gölgelerin sırrı yavaş yavaş çözülmeye başlar. Yıllar önce geldiği bu kumsalda, gölgelerinin birbirine karıştığı ilk aşkının izini bulacak ve onun peşine takılacaktır.
Belki de, bir sandığın içine sakladıkları o uçurtmayı yerinden çıkarmanın zamanı gelmiştir artık...
Gölge Hırsızı, ardımızda bırakamadığımız anları, anıları ve aşkları anlatıyor. Yani peşimize takılan, kurtulamadığımız gölgeleri...
Gölge Hırsızı okurken beni hem dinlendirdi, hem eğlendirdi, hem de geçmişe götürüp götürüp getirdi. Marc Levy'nin yumuşacık bir anlatımı var. Sohbetine doyum olmaz birini dinler gibi okuyorsunuz. Önce bir çocuğun dilinden, sonra aynı kişinin üniverstede tıp öğrencisi olmuş halinin dilinden hikaye devam ediyor. Marc Levy fantastikle geçeği öyle bir harmanlamış ki, bir zaman sonra kahramanımızın özel yeteneği olan gölgelerle konuşmak, başkasının gölgesini alıp onun geçmişini öğrenebilmesi gibi şeyler çok normal bir şeymiş gibi geliyor. Güneşin bolca olduğu şu günlerde gölgenize bakmadan edemiyorsunuz;)
Gölge Hırsızı'nı aşk kitabı olarak nitelendirenler var. İçinde elbette ki aşk var. Hem de insanın aşkla ilk tanıştığı "çocukluk aşkı"ndan başlayarak yer ediniyor kendine. Ama aşkın dışında öyle güzel duygular da var ki, sadece aşk kitabı demekle yetinmek istemiyorum. Ben yazarın gözlemlerini, bizden biri oluşunu, her sayfasından kendimden bir şeyler bulup farkında olmadığım ya da unuttuğum, üzeri tozlanmış duygularımı/anılarımı hatırlatmasıyla da çıok sevdim bu kitabı. Keşke daha önce okusaymışım dedim.
Ayrıca ailesi ayrılmış bir çocuğun ailesine yönelik hislerini, gözlemlerini, beklentilerini, hayal kırıklıklarını işlemiş olması sebebiyle bekar anne babaların ( bu aralar bu tanım kullanılıyor ve gerçekten kibar bir tanım) bu kitabı sırf bu sebepten okumaları gerektiğini düşünüyorum.
Kısacası Can yayınlarından çıkan Gölge Hırsızı tavsiyedir dostlar, listenize yazmalısınız;)
İyi okumalar, iyi haftalar...
ARKA SAYFA;
"Sen benim gölge hırsızımsın; nerede olursan ol, seni bulacağım."
Babası tarafından terk edilmiş, çocukluğu boyunca annesiyle birlikte sıradan bir kasabada yaşayan kahramanımızın özel bir yeteneği vardır: Peşine gölgeler takılır, ona hep bir şeyler fısıldar...
Yıllar geçmiş, bahçesindeki kestane ağaçlarının altında oturduğu okulunu, babasıyla annesinin birbirlerini sevdikleri zamandan kalma o soluk fotoğrafları ardında bırakarak yeni bir hayata başlamıştır. Ne var ki tekdüze hayatı ve bir türlü ismini koyamadığı ilişkisiyle içindeki özlemi dindirememekte, ona fısıldayıp duran gölgelerden bir türlü kurtulamamaktadır.
Bir kıyı kasabasına yolunun düştüğü bir gün, hüzün dolu geçmişinin, peşini bırakmayan gölgelerin sırrı yavaş yavaş çözülmeye başlar. Yıllar önce geldiği bu kumsalda, gölgelerinin birbirine karıştığı ilk aşkının izini bulacak ve onun peşine takılacaktır.
Belki de, bir sandığın içine sakladıkları o uçurtmayı yerinden çıkarmanın zamanı gelmiştir artık...
Gölge Hırsızı, ardımızda bırakamadığımız anları, anıları ve aşkları anlatıyor. Yani peşimize takılan, kurtulamadığımız gölgeleri...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






